Miras hukuku, aile içinde hassas dengelerin olduğu bir alandır. “Ölünceye kadar bakım sözleşmesi”, yaşlılık döneminde bakım güvencesi arayan bireyler ile bu bakımı üstlenen kişileri hukuki bir zeminde buluşturan bir miras sözleşmesi türüdür.
Peki, bu sözleşme hukuken nasıl kurulur ve ne gibi riskler barındırır?
Sözleşmenin Resmi Şekil Şartı Borçlar Kanunu’nun 612. maddesi kapsamında düzenlenen bu sözleşme, bir miras sözleşmesi niteliği taşıdığı için mutlaka resmi şekil şartına bağlıdır.
Yazılı ve noter huzurunda veya yetkili mercilerce yapılmadığı sürece geçersizdir.
Sözleşme yapmaya yetkili kurumlar şunlardır:
1-Noterler
2-Sulh Hukuk Mahkemeleri
3-Tapu Sicil Müdürlükleri
4-Yurt dışında ise Konsolosluklar
Not: Sözleşmenin kurulması esnasında iki şahidin bulunması zorunludur. “Muris Muvazaası” Riski ve Bakım Borcu Ölünceye kadar bakım sözleşmelerinde en çok tartışılan konu, işlemin muvazaalı (danışıklı) olup olmadığıdır.
Eğer bakım borçlusu, sözleşmede yer alan “bakım ve gözetim” borcunu gerçek anlamda yerine getirmişse, tapu devri geçerli kabul edilir ve mirasçılar tarafından açılacak bir “tapu iptal davası” sonuçsuz kalır.
Ancak bakım borcu yerine getirilmemişse, bu durum muris muvazaası olarak değerlendirilebilir.
Sözleşmenin Feshi Bakım alacaklısı (yaşlı kişi), bakım borçlusunun görevini yerine getirmemesi veya kötü muamelede bulunması durumunda sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkına sahiptir.
Bu tür bir sözleşme, mülkiyetin devrini içerdiği için ciddi hukuki sonuçlar doğurur.
Hem bakım alacaklısının haklarını korumak hem de bakım borçlusunun emeklerinin karşılığını hukuki güvenceye almak için, süreç boyunca mutlaka bir hukukçudan destek almalısınız.
Sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz:
Nida Tufan 0 541 579 20 80
onliferealestate@gmail.com
#miras #bakımsözleşmesi #sözleşme #bilgigüçtür #gayrimenkulbilgileri #hukuk #tapu #gayrimenkul #onliferealestate
Tartışmaya Katıl